İptal etmek için ESC tuşuna basmanız yeterlidir.

Kim Bu İçerik Bulutu Editörleri?

Kim Bu İçerik Bulutu Editörleri?

“Kim bu İçerik Bulutu yazarları?”(1) (2) sorusuna yanıt verdik, vermeye de devam edeceğiz. Ama şimdi sıra, içerik üretimi sonrası denetimi gerçekleştiren, dikkatli, titiz ve bir o kadar profesyonel editörlerimizde! Keyifli röportajımızı okuyarak hem editörlerimizden birini daha iyi tanıma fırsatı bulabilir, hem de nevi şahsına münhasır, yazmaya, çizmeye ama en çok denize aşık,  başarılı freelancer simlasiyahtan ilham alabilirsiniz.

Not: Röportaj boyunca yüzünüzde küçük bir tebessüm olacağını garanti ediyoruz.

icerik-bulutu-editoru

Geleneği bozmayalım, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? 🙂

İstanbul’da en uzun gecede doğmuşum. Doğal olarak, soğuk bir kış günü… Ama öyle güneş tutulması falan yok; mucizelere sebebiyet vermemişim yani. Bildiğiniz, popoya şaplak; ardından “viyak”!
Babam, kaptan… O yüzden daha 40 günlükten itibaren gemi üzerindeydim. İlkokula kadar hep böyle gitti. Gemide büyüdüm ben; denizde…
İlkokul başlayınca da yaz tatillerinde gemideydim yine. Lise, üniversite; hep aynı… Dünyanın büyük bir kısmını görme fırsatım oldu bu sayede. Bayağı önemli bir eğitim, farklı yerleri, farklı kültürleri, farklı insanları tanıyarak büyümek.
Ve tabii, alışkanlık da oluyor haliyle. Şimdi de çok fazla yerimde durmayı sevmiyorum.
Profesyonel hikayeme gelecek olursak da kendimi bildim bileli yazıyorum. Televizyon kanalları, akademisyen namzetliği, radyo, ajans, dergi, gazete derken şu kimilerinin baş belası olarak gördüğü internet girdiğinden beri hayatımıza, internette de yazmaya başladım.

Freelance çalışma sistemi, özellikle İçerik Bulutu gibi kurumsallık bilinci gelişmiş ve yazarın haklarını koruyan; yazarlarının daha çok kazanmasını arzulayan ve bunun için de uğraşan firmalar bünyesinde hem çok keyifli hem de profesyonel anlamda oldukça tatmin edici.

Okuduğunuz okulların ve eğitimini aldığınız anabilim dallarının hayatınıza nasıl bir etkisi oldu? Hangi okullarda ve bölümlerde eğitim aldınız?

Biraz evvel söylediğim gibi; ben, hayata bakışımı şekillendiren asıl eğitimimi denizde aldım. Ama tabii okuduğum okulların da bana kattığı birçok şey oldu. Çok tatlı ve bilgili bir ilkokul öğretmenim vardı mesela… Benim gibi okuldan nefret eden birini okulda kalmaya ikna eden oydu. Dolayısıyla öğrenim hayatımın devam etmesini o sağladı. 🙂 İlkokuldan sonra Saint Joseph… İşte, oranın; taşına aşık olduğum okulumun, entelektüel birikimimde muazzam faydası oldu. Temel, orasıydı ve çok da güçlü atılmıştı… Hâlâ kat çıkıyorum; “Bana mısın?” demiyor.
Üniversiteye gelince… “Cık”… Bana etiketten başka da bir katkısı olmadı. Ama hakkını yemeyeyim hadi; bizim memlekette etiketin de kıymeti büyük. Galatasaray Üniversitesi’nde iletişim okudum bu arada… Aynı okulda Master’ına da devam ettim hatta ama tezi hâlâ süründürüyorum.

İyi bir editör olmanın yolu çoğu zaman iyi yazmaktan geçer. Yazmaya olan yeteneğinizi ne zaman keşfettiniz?

Okumaya başlayınca…

Freelance de olsa yapılan iş, mesai gerektiriyor. Aksi takdirde, işe saygı gösterilmezse zaten, ortaya çıkan netice sadece çöp olur. Ve freelancer’lık kariyeri de çok uzun sürmez.

Yazar ve editör olarak ilk profesyonel deneyimleriniz ne zaman başladı?

Aslında çok eskiden beri yazıyorum. İlk ciddi yazarlık ve “kültür sanat servisi sorumlusu” olarak editörlük deneyimlerim, ’97’de üniversitede çok sevgili 5 arkadaşımla birlikte çıkardığımız ve şimdi de gençlerin devam ettirdiği Detay gazetesindeykendi… Ama orada para almıyordum tabii; ödül veriyorlardı. 🙂 Onun için, profesyonel sayılmaz. Karşılığında para alarak yazdığım ilk yazılar, Kanal D ZAGA’dakilerdi galiba… 1999 falan… Stajyer girip yönetmen yardımcısı olmuştum orada; asıl işim rejiydi ama aralarda skeçler de yazardım. Çok sevgili ve pek saygıdeğer starımız da onları alıp kendine göre yorumlardı. Sonra bir ara araştırma görevlisi olarak çalıştım; orada pek bir şey yazdırdıklarını söyleyemem. Ama oradan sonra Doğan Grubu’nun birçok dergisinde yer aldım. Hem editör hem yazar hem de redaktör olarak. Şimdi, ajansa, televizyona metin ve reklam yazıyorum. Ve tabii İçerik Bulutu aracılığıyla internet üzerinden birçok firmaya da içerik üretiyorum.

İçerik ile ilk tanışmanız nasıl oldu? İlk içeriğinizi ne zaman ürettiniz?

Çevirileri saymazsak ilk içeriğimi, İçerik Bulutu için ürettim. İçerik Bulutu’nun kurulduğu sene, neredeyse de kurulduğu ay… Ekim 2014’te…

Hangi alanlarda “uzman” içerik üretiyorsunuz? Farklı dillerde içerik üretiyor musunuz?

Reklam, eğlence-mizah, gezi ve kültür başlıklarında yetkin içerikler üretebiliyorum. Türkçe dışında İngilizce ve Fransızca içerik üretmişliğim de var. Pişman değilim; gerekirse yine üretirim.

İçerik Bulutu editörü ve yazarı arasındaki en temel farklar sizce nedir?

Yazar, biraz daha rahat. Biliyor ki nasıl olsa editör yazısını kontrol edecek; bir sorun varsa müdahale edecek. Bundan dolayı da tabii ki bir genelleme yapmak doğru değil, ama aksi şekilde çalışanları tenzih ederek oldukça hatırı sayılır bir kısmının çok titiz çalıştığını belirtmek isterim. Yine de editörler, son kontrol onların elinde olduğu için büyük bir sorumluluk duyuyor. -kendimden biliyorum- en ufak hatayı bile gözden kaçırmamak için monitör karşısında deliriyor. Ki bu delilik hali, bazı içeriklerde saç baş yolmaya kadar gidebiliyor.
Bu arada, ben de epey içerik ürettim ve zaman zaman üretmeye de devam ediyorum. Bu vesileyle, saç baş yoldurmuş olduğum sevgili editörlerimize saygı ve sevgilerimi iletiyorum. 🙂

İçerik Bulutu ekosistemi, freelencer’ların Türkiye’de bulabilecekleri en uygun ve en iyi yaşam alanı…

Kaç yıldır freelancer olarak çalışıyorsunuz? Freelancer çalışma sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

İşte, İçerik Bulutu’yla başladım… İki yıl dolmadı daha…
Freelance çalışma sistemi, özellikle İçerik Bulutu gibi kurumsallık bilinci gelişmiş ve yazarın haklarını koruyan; yazarlarının daha çok kazanmasını arzulayan ve bunun için de uğraşan firmalar bünyesinde hem çok keyifli hem de profesyonel anlamda oldukça tatmin edici. Çoğul konuşarak “firmalar” dedim ama galiba ve aslında İçerik Bulutu’ndan başka da o anlayışta bir firma yok. Varsa da ben bilmiyorum.
Ama freelancer olmak, iyi. Tabii, freelancer’ların öyle ellerinde notebook’ları günlerini gün ederek, dünyayı gezip alemden aleme akarak çalıştıklarını da zannetmeyin. Freelance de olsa yapılan iş, mesai gerektiriyor. Aksi takdirde, işe saygı gösterilmezse zaten, ortaya çıkan netice sadece çöp olur. Ve freelancer’lık kariyeri de çok uzun sürmez.

Ayrıca, freelance içerik üretenlerin, çok geniş bir konu yelpazesinde yazmaları gerekebildiği için kendilerini sürekli beslemeleri, geliştirmeleri de gerekiyor. Bir de tabii, alışılmış manada bir mesaisi olmadığı için freelancer, kendini, non-stop tuşları tıkırdatırken bulabiliyor. Çünkü, bir süre sonra içerik üretmek, sürekli skorunuzu artırarak kendi rekorunuzu kırmaya uğraştığınız bir oyuna dönüyor.

Siz İçerik Bulutu’nda hem yazarlık hem de editörlük yapıyorsunuz. Freelance ekosistemimizi en iyi tanıyan kişilerden birisiniz. İçerik Bulutu ve freelance ekosistemimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu konudaki düşüncelerimi, sohbetin genelinde zaten ara ara ifade ettim. Ama toparlayacak olursak; İçerik Bulutu ekosistemi, freelencer’ların Türkiye’de bulabilecekleri en uygun ve en iyi yaşam alanı…
Argümante etmek gerekirse de iş, yani içerik talebi sürekliliği ve yoğun içerik trafiği; ülke şartlarına göre makul, hatta standartların üzerinde ücretlendirme; yazarlara sunulan benzersiz teknik ve pratik destek; sıra dışı sıcak iletişim ve tabii, zamanında ve eksiksiz ödemeler, İçerik Bulutu’nu bir adım öteye taşımaktan çıkıp, onu Türkiye’nin öncü freelance içerik ekosistemi haline getiriyor. Ama bu da çok şaşılacak bir durum değil. İçerik Bulutu, mevzuyu başlatan firma…

Ve yine geleneği bozmuyoruz. Son olarak İçerik Bulutu yazar ve editör adaylarına tavsiyelerinizi öğrenebilir miyiz? 🙂

Yazarlar için, çok ciddi bir şekilde kendilerini geliştirmeye yatırım yapmaları tavsiyesinde bulunabilirim. Sürekli artan içerik taleplerine kaliteli içeriklerle cevap verebilmenin tek yolu, daha iyi olmak. Çünkü gerçekten, hiçbirimiz tek değiliz ve bizler gibi; hatta bizlerden daha iyi çok yazar var. İşimizde en iyi olmaya çalışmak, bu yarışta geride kalmamızı önleyecek tek yöntem. Ayrıca, kreatif profesyoneller olarak, tatmin olmamızın yegâne yolu da iyi işler üretip bunların beğenilmesini sağlamak.
Bir de yazarlarımızdan, özel olsa da aslında birçok editörümüzün paylaştığını düşündüğüm rica olacak: Sevgili Arkadaşlar, lütfen içerik talep açıklamalarını dikkatle okuyun ve ciddiye alın. Böylece sizlerin de bizlerin de işimiz çok daha kolaylaşacaktır. Bir de tabii, sizi çok seviyoruz. Siz olmazsanız, bizim de edit’leyecek içeriğimiz olmaz. 🙂

Editör olaraksa, ben şahsen, içeriklerindeki ufak tefek hatalar için bile yazarlarımıza düzeltme göndermektense mümkün mertebe içeriği toparlamayı tercih ediyorum. Hem yazara – aksi gibi görünse de aslında- hem de editöre zaman kazandıran bu yöntemi, diğer editörlere de, naçizane, tavsiye ederim.

Bu arada bu güzel sohbet için size de çok teşekkür ederim. Çok keyifliydi. Ve kahveler için de ayrıca teşekkürler…

Mini Anket:

Fosforlu kalem mi kırmızı kalem mi?
Kırmızı kalem… Gücü, hissettiriyor.

Kağıt mı klavye mi?
Klavye tabii ki de!… Kağıda not alınır. Bir de bazen şiir, rubai falan yazılır.

Yazmak mı düzenlemek mi?

Yazdığını düzenlemek.

Gece mi gündüz mü?

Yazmak için gündüz; yaşamak için gece.

Çay mı kahve mi?
Kahve… Kahve… Bi’ssürü kahve.

icerik-bulutu-editor

icerikbulutu.com Blog - İçerik ve İçerik Pazarlaması Blogu
icerikbulutu.com Blog - İçerik ve İçerik Pazarlaması Blogu

İçerik Bulutu

İçerik Pazarlaması, İçerik Stratejileri, Freelance Ekosistem ve İçerik Bulutu.