İptal etmek için ESC tuşuna basmanız yeterlidir.

Arama Motorlarının Geleceğinde Bizi Neler Bekliyor?

Arama Motorlarının Geleceğinde Bizi Neler Bekliyor?

SEO ve gelecekteki benzer teknolojiler neler olacak? Mobil SEO nedir? VR, AR gibi teknolojiler yakın zamanda ne kadar hayatımıza girecek? Tüm soruların yanıtını yazımızda bulabilirsiniz.

İnternet Sorgulamasında Sırada Neler Var?

SEO (Arama motoru optimizasyonu)’nun doğası, son bir senedir, beş sene öncesine göre daha hızlı bir şekilde değişiyor. Arama motoru oyunu yapay zeka, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi var olan ve yeni ortaya çıkan teknolojilere ev sahipliği yapmak için gelişmeye devam ediyor. Bu teknolojilerin ilerleyişi, insanların interneti kullanma şeklini değiştiriyor ve bu da iş dünyasının stratejilerini de değiştirmesi gerektiği ya da geride kalma ihtimali ile karşı karşıya olduğu anlamına geliyor.

Şimdi SEO Uzmanı olmak için heyecan verici bir zaman. Eğer size öyle gelmiyorsa SEO’yu yanlış kullanıyorsunuz demektir.

Masaüstü bilgisayarlardan dizüstü bilgisayarlara, ve taşınabilir cihazlarlardan takılabilir cihazlara, tüketicilerin internette ulaşabileceği daha yeni ve daha davetkar cihazlar nehri akıyor ve internet sitelerinin tüketicilere olan görünürlüğünü korumak için çabalamaya devam etmesi gerekiyor.

SEO’lar olarak hedefimizin artık WWW olmadığını göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Dikkatlerimizi yoğunlaştırmamız gereken sosyal ve açık grafikler var. Tim Berners-Lee, GGG (Giant Global Graph – büyük global grafik) terimini buldu fakat, ben bu terimi Devasa global grafik olarak güncellemek istiyorum.

SEO’nun çok yakın geleceği mobil web ve yerel aramalarda yatıyor.

Google’ın ayda 100 milyardan fazla aramanın artık mobil cihazlar üzerinden yapıldığını açıklamış olduğu kaynakta belirtildiği gibi; patlayarak büyüyen akıllı telefon kullanımı, dünyanın ilgi odağını hızlı bir şekilde mobil internete yönlendirdiğini gösteriyor.

Tüketiciler akıllı telefonları ve tabletleri kullanarak artık nereye giderlerse gitsinler, parmaklarının altında dünyanın bilgisine sahipler. Bu da daha çok insanın; AVM’de belirli bir ürünü aramak için dolaşırken, taksi çağırırken, iyi bir restoranı ararken ve daha bir çok durumda, dünyanın bilgisine daha önce olduğundan daha fazla erişiminin olduğu anlamına geliyor. İnsanlar her zaman bir şeyin peşinde ve bu da aradıkları şeyi nerede bulacaklarını akıllı telefonlarında önlenemez bir şekilde sorgulamaları ile sonuçlanıyor.

Mobil SEO’nun Yükselişi

Mobil internet o kadar ilerledi ki artık bu durum tartışılabilir bir şekilde “gerçek” webin kendisinden bile daha önemli hale geldi. Her ne kadar bir çok kuruluş mobil geçişi görüp geleceğin nerede olduğunu fark ediyor olsa da daha çoğu, pazarlamasını daha küçük bir ekrana uyarlaması gerektiğinin önemlini anlamaya direniyor.

Pazarlamacılar olarak, Nth screen doğrultusunda ilerleyerek; ekranların etrafında birleşen insanları, yerleri ve şeyleri, platformların ötesinde düşünmemiz gerekiyor. Pazarlama her yerde olabilir. Cihazlar bağlantı halinde ve nerede bağlantı varsa orada arama da var demektir.

Mobil Arama Farklı

İş dünyasının mobil SEO hakkında bilmesi gereken ilk etken, mobil SEO’nun önceden bildikleri “eski” SEO’dan çok daha farklı bir boyut olduğudur. Yapılan mobil aramaların sadece yarısı Google gibi arama motorları üzerinden gerçekleştirilirken, aramaların diğer yarısı markalı web siteleri ve uygulamalar üzerinden yapılıyor.

Mobil aramalar, dizüstü ve masaüstü bilgisayarlardan yapılan arama sonuçlarından daha farklı görünüyor. Google’ın son Hummingbird algoritması sayesinde dünyanın en büyük arama motoru artık mobil cihazlara optimize olmamış sitelere değil, “mobil-yanlısı” sitelere öncelik veriyor. Bu algoritma değişikliğinin en hızlı etkisi, sayısız optimize edilmemiş web sitenin artık mobil bir arama yapıldığında Google’da görünmüyor olmasıydı. Hatta organik aratmaların %62’sı artık masaüstü bilgisayarlar ve akıllı telefonlarda farklı sonuçlar gösteriyor. Bu trend, başkaları sitelerini mobil yanlısı haline getirmekteyken ancak artabilir.

“Mobil Arama” “Yerel Arama”dır

Eğer mobil aramanın optimize edilmesi gerektiğine hala ikna olmadıysanız, mobil arama yapanların büyük bir kısmının aslında “yerel arama yapanlar” olduğunu göz önünde bulundurun. Mesafe yakınlığı satış uzmanları için kazanç demektir. İşlerinin başında olan tüketiciler, yakınlarındaki ürün ve servislere bakıyorlar.

Google’dan alınan son veriler, akıllı telefonunu kullanarak yerel arama yapan tüketicilerin neredeyse yarısının 24 saat içerisinde aramasını yaptıkları ürünün yerel mağazasına gidiyor. Bu trend bize tüketicilerin yerel mağazalardaki ürünleri almak için acele etmeden önce akıllı telefonlarından giderek daha fazla arama yaptıklarını gösteriyor. Bu da internette buldukları ürünleri satın almamaya başladıkları anlamına geliyor.

Yerel aramanın bir başka benzersiz yönü de, tüketicilerin bulundukları belirli yerlere göre şekillendirilmiş olan sonuçları talep ediyor olması. Örneğin Google’ın sonuçları, aynı zamanda tüketicilerin yarısından fazlasının üzerinde telefon numarası ya da adresi görünen bir internet reklamına yönelmeyi tercih ettiğini ve bu reklamın şehir bilgisi ve posta kodunu da bulundurmasını umduğunu açıklıyor. Buna ek olarak tüketicilerin üçte ikisi “Yol Tarifi Al” ya da “Ara” tuşlarını, mobil reklam ya da internet sitesi üzerinde gördükleri zaman güncel olarak kullanıyor.

Sesli Sorgulama Artık Moda

Mobil aramanın yükselişi, doğrudan yakın zamanda web sitelerini optimize etmeleri gereken kuruluşlar üzerinde büyük etki yaratacağına inandığımız yeni olgunun ortaya çıkması ile bağdaştırılabilir.

Sesli sorgulamanın popülerliği, konuşma teknolojilerine bağlı olarak hızla artıyor. Araştırmalar, tüketicilerin %50’sinin bundan 12 ay öncesine göre daha sık oranlarda sesli sorgulama yaptığını belirtiyor. MindMeld’de ses arayüz üzmanı olan Timothy Tuttle’a göre geçen sene sesli sorgulama “istatistik sıfır” seviyesindeyken, %10 oranında artış gösterdi. Bu, ayda 50 milyar sesli sorgulama yapıldığının sarsıcı gerçeğini ortaya koyuyor. Ayrıca Google, 2016 I/O konferansında artık sorgulamaların %20’sinin sesli sorgulama hedefi olduğunu onaylarken, Microsoft’un Bing uygulaması da Mayıs 2016’da Windows 10 görev çubuğunun %25’inin sesli sorgulama olduğunu belirterek Sesli sorgulamanin önemini kanıtlamış oldu.

Sesli sorgulamanın hızla artan öneminin altında yatan nedeni çözmek çok ta zor değil. Bu günlerde Apple Siri, Google Now ve Microsoft’un Cortana’sı gibi dijital yardımcılar giderek daha yetenekli ve güvenilir oldu. Sadece telefonunuzu alıp merak ettiğiniz soruyu sormanız, özellikle dışarıda ve meşgulseniz, sorunuzun tamamını yazarak vakit harcamanızdan daha kolay hale geldi. Dijital yardımcılar, sesli sorgulamalar ve ana dillerinde sorgulama yapan tüketiciler arasında güçlü bir şekilde kullanılıyor. Yani hızla büyüyen bu pazar için şirketlerin rekabet ettiği sesli sorgulamaların da yükselişe geçmesinin bir anlamı var.

Dijital yardımcıların daha çok yolu var. Makina öğrenmesi, yapay zekanın ilerlemesi sayesinde, Siri, Cortana ve Google Now’un uygunluğu önceki tekrarlanmalara göre çok daha istikrarlı. Bu teknolojiler çok daha uzun, çok bölümlü ve spesifik olarak yapılan sorgulamaları yorumlama ve cevap verme kabiliyetine sahip. Bu yetiyi bulmak bundan 12 ay öncesinde mümkün değildi.

Örneğin Siri üreticileri tarafından yaratılan Viv adındaki yeni dijital yardımcı, son halka açık sunumunda “Üç gün önce Seattle’da yağmur yağdı mı?” gibi karmaşık soruları cevaplayabilmesi ile beğeni topladı.

Tüm bunlar artık tüketicinin telefonuna keskin ve hatta bazen tutarsız olan sorularını tuşlamaları gerekmediği anlamına geliyor. Artık tek yapmaları gereken, telefonlarını alıp “ 100 doların altındaki geniş tabanlı kırmızı kadın ayakkabılarını nerede bulabilirim?” sorusunu sorup, Siri, Cortana ya da Google Now’un hemen aradıkları cevabı vermesini beklemek. Böylece sesli sorgulamanın artışı, aramayı yapan kişinin gerçek niyeti ile ilgili çok daha yüksek oranlarda farklı dillerde sorulan, karmaşık bilgi ve veriye öncülük edecek.

SEO’da Bir Sonraki Adım Nedir?

İleriye bakarsak, sorgulama evriminin henüz yeni başlamış olduğu çok belirgin bir şekilde ortada. Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi terimler bugün tutulan sözcükler olabilir ancak, bu terimler yine de SEO’nun ilgisini yoğunlaştırması gereken teknolojilerdir. Çünkü çok yakında Google’da ne aradığını bulmaya güvendiğimiz aynı tüketiciler, VR (sanal gerçeklik) ya da AR (artırılmış gerçeklik) kulaklıklar ile aramalarını yapıyor olabilirler.

“Biz geleceğin kurbanları değil mimarlarıyız”

-R. Buckmınster Fuller

Artırılmış Gerçeklik

Artırılmış gerçeklik aslında son yüzyılın hızına bakılacak olursa eski bir teknolojidir. Artık geçerliliğini yitirmiş olan Urbanspoon uygulaması, kullanıcıların akıllı telefonları sayesinde ekrandaki kullanıcı yorumları dahil, nerede olduklarını ve kapalı bilgileri öğrenmesini sağladı Araştırmalar AR’nin yakında hayatımızın neredeyse her bir kesimini etkileyeceğini ve pazarın yakın gelecekte 600 milyar dolar değerine yükseleceğini tahmin ediyor.

Microsoft Hololens gibi henüz yeni sayılan artırılmış gerçeklik kulaklıkları daha geniş bir şekilde kullanılmaya başlandığında SEO’ya büyük bir meydan okuyor olacak. Kullanıcılar artık Google’da görünen bakir sonuçlara artık güvenmemekle kalmayacak, aynı zamanda nerede yemek yeyip, nereden alış veriş yapacakları konusunda etraflarına bakıyor olacaklar.

SEO için yeni bir paradigma oluşurken, insanların AR kullanarak aradığı sonuçların belirli bir yerden gelmesi gerekiyor ve bu sonuçların etkilenmesi konusunda büyük ihtimaller var.

Google+ akıllı liste bunun için çok iyi bir örnek. Her ne kadar Google şuan AR arama sonuçlarını gösterme seçeneğini sunmuyor olsa da, bunu sağladığı zaman sorgulamalar SEO’ya müşterileri hedef alabilmesi için fırsat sunmuş olacak.

Google’ın akıllı listeyi iş dünyasının müşterilerine hizmet etmek için oluşturduğu, verilerin çekilebilmesi seçeneğini sağlamış olmasına rağmen, bir çok kuruluş bu seçenekten haberdar değil ya da bu seçeneği en iyi şekilde nasıl kullanacağını bilmiyor. SEO’lar çok daha geleneksel kapsamda çeşitli yöntemler ile listenin kullanıcılara rakiplerinden önce görünmesini sağlaması konusunda yardımcı olabildiğine göre, akıllı listeler konusunda da kuruluşlara yardımcı olabilir.

Coğrafi yer, potansiyel müşterilerin yaptığınız işi bulabilmesi konusunda önemli bir rol oynar fakat ilerideki zorluk, sorgulama ekosisteminin baktığınız her yerde olabildiği bir ihtiyaca hitap edebilmesi olacaktır.

Sanal Gerçeklik

Artırılmış gerçeklik bir süredir biliniyorken, sanal gerçeklik daha çok ilgi toplayan bir pazar haline geldi ve bir kaç sene içerisinde de dev bir endüstri olacağı tahmin ediliyor.

Sorgulama her zaman değişiyor fakat milyonlarca insan sanal gerçeklik dünyasına daldığında, çevrimici sorgulama pazarlar, seyirciler ve dikey faktörler arasında hızla değişecektir. Satış uzmanları bu konuda kollarını sıvadı bile.

Bazılarına göre VR, konu ürünler hakkındaki yorumlar ve hizmetler olduğunda ilginç bir bükülme oluşturacak. Bir yorumu sadece okumayıp aynı zamanda ilgili ürün ya da hizmetin önerilip önerilmediği hakkında yazılı yorumların da bulunduğu 360 dereceli videoları da izleme imkanına sahip olacak.

Kafanızda “SEO’lar nasıl bundan on sene önce hayal etmesi bile mümkün olmayan bir pazara giriş yaptı?” sorusu olabilir.

Sanal gerçeklik devrine çok yakın olduğumuz tahmini bir spekülasyon olabilir ama bugün SEO’ların bu yeni dünyaya giriş yapmasının en iyi yolu, sosyal açısını hedef alması ile mümkün olacaktır.

Bunun bir yolu yüketicilerin istediğiniz içeriğe tıklamasını sağlamayı geliştirmektir ve bu da gelişmekte olan VR’in bir parçası olmaktır. Bu, yorum sitelerine yapılan katılımın (hem VR hem de AR için geçerli olan bir kural) bir kuruluşun sanal gerçeklik alanında yerini almış olması ile çeşitlilik gösterebilir. Yani vitrinler potansiyel satın almacılara, indirimdeki ürünleri görmek veya onları deneyebilme ya da ürünlerle “oynayabilme” olanağı sunulabilir.

Doğal olarak, günümüzde web sitelerinde olduğu gibi, bu deneyimler ikinci sınıf olamaz. Çünkü her ne kadar tüketiciler pazarlık etmeyi seviyor olsa da kalite algısı görünüm ve deneyimden etkileniyor. Bugün nasıl büyük ya da küçük bir şirketin web sitesinin olmaması duyulmamış bir şeyse, muhtemelen beş sene içerisinde de kurulmuş olan şirketlerin VR özelliğinin olmaması duyulmamış bir durum olacak.

VR oyununu oynayan SEO dehası uzmanlar, kendilerinin ya da müşterilerinin hizmet ya da ürünlerini yüksek fiyatlara satabiliyor olmanın hasatını elde ediyor olacak. SüperData Araştırması’nın sunduğu rapora göre, VR müşterisi 2015 senesinde sadece 660 milyon dolar değerde iken, bu sene 5.1 milyar dolar değerindeki bir endüstri olacak. Bu durum değişmeyecek ve SEO bu pazara ne kadar erken adapte olursa, yerini o kadar iyi alacak.

Sanal gerçekliğin değerlendirilmesi gereken bir başka acı da, satışı tükenmiş olayları standart bir bilet fiyatı olmaksızın canlı olarak deneyimleyebilme imkanı sunabilmesidir. Konser, gösteri gibi daha bir çok aktiviteye erişimi pazarlamak isteyen SEO’lar dünyaları ayakları altına alacaklar. Büyük bir müzik konseri, UFC ya da sayısız başka deneyimin bilet satışlarını düşünün. Bir kişi gerçek hayatta koltuktaki yerini alırken, milyonlar aynı koltuğa sanal olarak oturabiliyor olacak. Canlı yayın endüstrisi ile bu imkanın basamaklarını tırmanıyoruz, sanal gerçeklik hızla yerini alıyor.

10 ila 15 sene sürmüş olan internetin evde kullanımının benimsenmesi gibi, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve yapay zeka da buna benzer bir süre de yaygınlaşabilir ancak bu mutlaka gerçekleşecektir. Değişiklik Google Panda güncellemeleri gibi deneyimlerde bile her zaman korkutucudur, ancak akıllı SEO Uzmanları bu pazarlarla ilgili yapabilecekleri her şeyi öğrenecektir.

Kaynak: https://www.searchenginejournal.com/seo-guide-whats-next-search/167599/

icerikbulutu.com Blog - İçerik ve İçerik Pazarlaması Blogu
icerikbulutu.com Blog - İçerik ve İçerik Pazarlaması Blogu

İçerik Bulutu

İçerik Pazarlaması, İçerik Stratejileri, Freelance Ekosistem ve İçerik Bulutu.